Leyla Sultan's profile...LeyLa SultaN...PhotosBlogListsMore Tools Help

...LeyLa SultaN...

"Kalbin aklına, Aklın aklı ermez ki" (Güneri Cıvaoğlu)

Leyla Sultan Yildirim

Location

Windows Media Player

Ziyaretci defterimede bir seyler yazarsiniz artik...
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
img222/875/ogen25fo7.gifmooie space hoor
Nov. 16
Anja Hoddewrote:
Hoi Laila,
Dank je wel lieve schat van me.
Jij hebt een speciaal plekje in mijn hart.
Met je laatste weblog de 7 advices ben ik het volkomen mee eens.
Dat wat je in het Turks geschreven hebt weet ik niet, maar het zijn vast inspirerende woorden die mijn gevoel ook zullen aanspreken.
Groetjes en zie je wel weer op het werk.
Doei,Knipoogje Anja
Sept. 6
metinwrote:
leyla sultan biraz gezinti yaptim sayfanda gercekten guzel seylere rastladim tebrik ederim vede basarilar dilerim kib aeo
 
firsat buldukca ara sira ugrarim buralara hersey gonlunce olsun kal saglicakla byeeeeeeeeeeee
May 7
Hey liefjem! Leuk om je hier te zien.. OPtum MucuKs
Jan. 28
LaZoOowrote:
hOI sGat Ik KEnN jE nIET:) MaAR IS GEen reden Om niet te zeggen dat je Space er heel leuk uitziet :)
 
Leuke fotos sgat
 
Succes in je leven:)
 
ps: fatos is ook mijn  sgatje:P
 
 
doei doei (K)
Jan. 27
Photo 1 of 137
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).

Video

 

Video

 
December 04

(_BağlanmayacaksıN_)

 
Bağlanmayacaksın bir şeye
Öyle körü körüne
“O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin
Demeyeceksin işte
Yaşarsın çünkü
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki
Çok sevmeyeceksin mesela
O daha az severse kırılırsın
Ve zaten genellikle o daha az sever seni
Senin O’nu sevdiğinden.

Çok sevmezsen çok acımazsın
Çok sahiplenmeyince
Çok aitte olmazsın hem
Çalıştığın binayı
Masanı, telefonunu, kartvizitini
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları
Mesela kuzey yıldızı
Senin yıldızın olacak
“O benim” diyeceksin
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin..
Mesela gökkuşağı senin olacak

İllede bir şeye ait olacaksan,
Renklere ait olacaksın,
Mesela turuncuya,
Yada pembeye,
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden
Çok ait olmadan yaşayacaksın
Senin değillermiş gibi davranacaksın
Hem hiçbir şeyin olmazsa
Kaybetmekten de korkmazsın
Onlarsızda yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın
Çok eşyan olmayacak mesela evinde
Paldır küldür yürüyebileceksin
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat
İlişik yaşayacaksın
Ucundan tutarak...
 
Can Yücel
November 16

.. .. ♫♫♪♪♫...FIRTINAM...♫♪♪♫♫♪♪ .. ..

 
.. .. ♫♫♪♪♫♫♪♪♫♫♪♪ .. ..

Çoban oldum gidiyorum
Yapayalnız bu diyardan
Kırbacını vurma yüzüme
Düşürür halim zor aah
Düşürür halim zor aah

Karın oldum eriyorum
Güneş olma yamacımda
Irmağın olurum senin
Sularım önünde durma
Sularım önünde durma

Yolum uzun
Gör güzelim
Vakit doldu ben gideyim
Küçük yaşta ağlar oldum
Fırtınamsın benim
Sen estikçe ben titrerim
 
.. .. ♫♫♪♪♫♫♪♪♫♫♪♪ .. ..
 
HAYKO CEPIN
 
53174109mh42zc0uo4746_20077_14_9_12_14746_20077_14_9_6_3865058404cy1
October 29

!!!NEYİ YAŞAMAK İSTİYORSAN ONU YAŞA!!!

 
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde.
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki ' söz ver kendine '
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin.
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundandı
Anladım...
Nietsche
[Friedrich Nietzsche]
September 28

. .. iŞTe MaSaL .. .

 
                                         Karanlığın sonu olduğuna inanmazdım eskiden. ..
                                    Upuzun bir gecede, tek başına yürümekti 'yaşamak',
                                         Sonsuza kadar yürümek. ..
                                              Sessizce bağırmak, Çığlık çığlığa susmaktı,
                                                   Gözyaşlarınla gülmeyi öğrenmek, Her nefeste ölümü dilemekti. ..

                                                        Birgün o geldi,. ..   geceye inat !
                                                         
    Hergün yeniden doğan güneş gibiydi. . .
                                                               
  Tüm dunya ona karşı olsa bile susmuyordu !
                                                                  
     Sevginin, bilmediğim diliyle konuşuyordu gözleri. ..
                                                                        
  Renklerin en güzeliyle bakıyordu yüzüme,
                                                                              mavinin en delisi , yeşilin en yeşiliyle . ..

                                                                            İçimin bulutları dağılıyordu, sıcacık gülüşüyle,

                                                                        Annemin,  bir varmış. .. bir yokmuş diye başladığı,
                                                                      Sonu rüyalardan tatlı masallara çağırıyordu beni
                                                               
  Prens olmadığımı bile bile elimden tutuyordu. ..
                                                               Hiç gitmesin istiyordum, bu masal hiç bitmesin. ..
                                                         
kalbinde saklasın beni, yerimi kimse bilmesin. ..
 
                                                                                                                                                                                         _ALINTI_
 
September 05

Seven Advices of Mevlâna / Hz. Mevlâna’nın Yedi Öğüdü

 

In generosity and helping others be like a river...
Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol...

In compassion and grace be like sun...
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol...

In concealing others’ faults be like night...
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol...

In anger and fury be like dead...
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol...

In modesty and humility be like earth...
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol...

In tolerance be like a sea...
Hoşgörülükte deniz gibi ol...

Either exist as you are or be as you look.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.


Hz. Mevlâna Celaleddin Rumi

 Hz. Mevlana

September 03

***Güneş topla benim içiN***

 
Seher yeli çık dağlara
Güneş topla benim için
Haber ilet dört bir yana canım
Güneş topla benim için

Umutların arasından
Kirpiklerin karasından
Döşte bıçak yarasından canım
Güneş topla benim için

Seher yeli yar gözünden
Havadaki kuş izinden
Geceleyin gökyüzünden canım
Güneş topla benim için
 
Söz: Ülkü Tamer
Beste: Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli
September 01

.:.HerKeZe BaşarıLaR.:.

  

Daha dün annemizin
Mutfağında yaşarken
Temizlik malzemelerin

Içlerine dalardık

 

Şimdi okullu olduk
Projeleri doldurduk
Sıtresliyiz hepimiz
Bitsin şu okulumuz!!!

 

Bu yıl son yılım hayırlısıyla!! Eh artık aileye bir (Ingilizce) öğretmen daha geliyor... Çok stresli günler bekliyor beni ve beni destekliyenleri ama umarımki çar çabuk geçer! Bu sadece benim için geçerli değil tabiki, bu yıl herkeze başarılar diliyorum… Çok çalışalım, hedefimize çabuk ulaşalım!! Haydin bakalım, hepimize kolay gelsin!!!

August 28

YanLıZ BiR OperA

 
Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp,
Günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren,
Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.
Ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin.

Yaz başıydı gittiğinde, ardından,
Senin için üç lirik parca yazmaya karar vermistim.
Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim.
Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.
Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.
Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
Yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından
Kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
Çerçevesine sığmayan
Munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
Lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu.

Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti Mayıs.
Seni bir şiire düşündükçe
Kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi
Ucucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma.
Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük
Usulca düşüyordu bir kağıt aklığına,
Belkide ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.
Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha.
Aşk mıydı, değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi?
'Eylül'de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen' notunu buldum kapımda.
Altına saat: 16.00 diye yazmıştın, ve 16.04'tü onu bulduğumda.
Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran zamanı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını.

Murathan_Mungan
 
 
August 24

...Güvercin KanadınA MektuP...

 

BU bir mektup.Kuş, güvercin kanadına yazıldı.Kimin vicdanına konarsa o okusun diye.Ölüm üzerine...

Mayın üzerine...

Kürt meselesi... Türk meselesi üzerine.

Güzel kelimeler... Ve çirkin kelimeler üzerine.

Ölüme doğru yapılan bu korkusuz koşudan korkuyorum. Mayınlarla parçalanan kardeş cesetleri odamda, yanıbaşımda duruyorlar.

Yazdığım her kelimeye daha bir dikkatle bakıyorlar.

Onlar dün parçalandılar.

Yazıklar olsun diye başlıyor aklıma gelen her cümle şimdi.

Yazıklar oluyor zira, insanın biriktirdiği en güzel şeylere.

Yazıklar oluyor, bir çocuğun Kürtçe, Türkçe veya her ne hal ve her ne dilde ise gülümsemesine...

HER SİLAH ÖLDÜRÜR AMA MAYINDAN KAHPESİ YOKTUR

Sevgiliye hediye almaya, pazar alışverişine çıkmaya, bir bebek sahibi olmaya, sigarayı bırakmaya, piknik yapmaya, bir insanı her şeyden çok sevmeye.... Yazıklar oluyor...

Yazıklar oluyor hayatın bizzat kendisine.

Yapmayın!

Mayınlar döşemeyin geleceğinizin güzergáhına.

Bu kalleşin ne zaman patlayacağı belli olmaz.

Bazen yıllar sonra, bir küçük kız çocuğu çiçek toplarken denk gelir, bazen yirmi yaşındayken ve daha önce hiç görmediğin bir yerde, daha önce hiç tanımadığın insanların arasında hem anayasal hem siyasal hem mukaddes bir yolculuk sırasında....

İnsanoğlu her melaneti icat etti; ama mayından kahpesi yoktur.

Her silah öldürebilir, her zaman öldürme potansiyeli taşır; ama mayın MUTLAKA ÖLDÜRÜR.

Mayın ıskalamaz! O birini mutlaka öldürür!

Uğursuz bir pusuya yatar ve patlayana kadar, bir can üstüne basana kadar bekler.

İnsanın icat ettiği EN ÇİRKİN şey silahtır.

Ve silahların EN ÇİRKİNİ MAYINDIR!

Sebebini unuttum kavganın ve umurumda da değil siyasi tartışmalar. Bir tek şey için dua ediyorum her gece, her gündüz: Kimse genç ölmesin dağlarımızda.

EN GÜZEL KELİME ’BARIŞ’ ARTIK SOYTARI KELİME

Silahlar susmadan sebebi konuşmaya imkán da yok lüzum da.

Aklın sesi, akılsızlık susmadıkça duyulmuyor.

Ve o zaman akla sadece DURUN demek geliyor.

Hemen şimdi DURUN!

Hiçbir haber geçmiyor ajanslar artık, ölümsüz.

İçinde acı olmayan gecemiz yok..

Ne oldu diyorum yine, kim hangi korkunun, hangi uğursuz hesabın peşinde diye...

Barış artık soytarı bir kelime...

Her ağızda var; ama hiçbir yerde yok.

Nerede bu barış?

O, insanın icat ettiği EN GÜZEL kelime.

Ama kelimelerle ne isterseniz onu yaparsınız.

Barış dersiniz; ama savaş manasınadır. Hatta bütün savaşlar barış için yapılır. Ve herkes adil bir barış için savaşır. Ve akıl der ki, aslında savaşmıyorsanız barışmaya başlamışsınız demektir.

Bir barış için yapılması gereken ilk ve belki de tek şey savaşmamaktır.

Silahlar patlamaya başlamışsa orada insanın bulduğu güzel kelimeler orayı terk eder.

SEVDADAN GAYRISINA AĞIDIMIZ OLMASIN

Kelimeler de ölür bazen... Ve kelime cesetleriyle yaşanmaya başlar hayat.

O kelimelerin, o cesetlerin... Nece olduğu, yani bu ölülerin ölürken son nefeslerinde hangi dilde konuştukları artık akılsızlığın gölgesinde soğuyan HAYATIN, YAŞAMANIN ta kendisidir.

Ölen yirmisindedir.

Artık, ardından söylenen ağıtlar kalır.

Ve Anadolu’da ağıt sıkıntısı yoktur.

Kürtçe’de de, Türkçe’de de binlerce ağıt vardır.

Hatta aynı ağıtın hem Kürtçe’si hem Türkçe’si vardır.

Yürek yakmak iyi bir işse, ikisi de eşit derecede yürek yakmaktadır.

Ama yüreğimizde artık dağlanacak yer kalmamıştır.

Sevdadan gayrısına ağıdımız olmasın artık.

Şimdi hepinizin huzurunda yalvarmak istiyorum.

Gördüm anladım, yapacak hiçbir şey kalmadıysa yalvarıyorum işte.

Kendimi küçük düşürmek istiyorum.

Taviz vermek istiyorum.

Kimin elinde bu kanı durduracak bir güç varsa, ister şeytana tapsın ister puta, ister bir tek Allah’a...

DİZLERİMİN ÜSTÜNE ÇÖKTÜM YALVARIYORUM

Kimin dudaklarının ucundaysa bunca gencecik hayat, ben ona yalvarmak istiyorum.

Ne olur? Bu işi durdur.

Ben siyaset miyasetten bahsetmiyorum. Dizlerimin üstüne çöktüm, "Bu genç ölümleri durdur" diyorum.

Kimse ateş etmesin kimseye.

Hiçbir gerekçeyle.

Hatta kendini savunmak için bile...

Çünkü savunmaya başlayana kadar masumsun ve masum güzel bir kelime, masum kal...

Kim hangi mayının yerini biliyorsa yalvarırım söylesin.

Bir káğıda yazsın, bir şişeye koysun, suya salsın söylesin.

Kim hangi mayının yerini biliyorsa, kimin gücü yetiyorsa olası ölümlere engel olmaya, ona yalvarıyorum işte.

İster şeytana tapsın ister puta, ister oralı olsun ister bizim buralı. Gücü yetiyorsa eğer durdursun bu işi.

Ben, bir yurttaş, bir insan olarak kendimi küçük düşürüyorum.

İşte açık açık yalvarıyorum, durdursun durdurmaya gücü yeten.

Süresiz ve sonsuza kadar.

Yalvarıyorum.

Dizlerimin üstüne de çöktüm ve ağlıyorum işte.

YAZGI BİRİNİ KIŞLAYA BİRİNİ DAĞLARA GÖTÜRMÜŞ

Sonra sabahlara kadar tartışalım.

Ama şimdi durdur. Yalvarırım.

Gençler, çocuklar ölüyor, hepsi kardeş, hepsinde aynı muska, aynı yazgı, aynı televizyon, aynı futbol, aynı hayat...

Hepsinin gerisinde dualara bürünmüş paramparça bir sevdalı.

Hepsi genç, hepsi güzel... Hepsi Türk, Hepsi Kürt... Gençler... Yazgının biri kışlaya, diğeri dağlara götürmüş...

Kürtçe’de "cehel" derler.

Kulağa cahil gibi gelir; ama "henüz bilmez" manasındadır, henüz yolun başında manasında...

Yalvarırım ne olacak...

Benden ne eksiltecekse bu yakarış eksiltsin, maksat hayat çoğalsın bu dünya cennetinde.

Bir yangında hep güzel kelimeler yanarken, çirkinleri hayatta kalır...

Kınamak, sövmek, hangi haklı gerekçeyle olursa olsun yangına körükle gitmek.

Ben kimseyi kınamıyorum, ben kimseye sövmüyorum, ben bu işin tamamını SEVMİYORUM.

Kurtulalım istiyorum bu vebadan.

Kimseyi haklı bulmuyorum, kimseyi haksız bulmuyorum.

Küstüm.

’MIRIN’ DENİR KÜRTÇE’DE ’ÖLÜM’DÜR TÜRKÇE’DE

Konuşmuyorum bu konuyu...

Silahlar susana kadar "SİLAHLAR SUSSUN"dan başka konu konuşmak istemiyorum... İstemiyoruz.

Ölmenin, öldürmenin hiçbir türünü, çeşidini sevmiyorum.

Ben genç bir hayat kurtulsun istiyorum her tür kavgadan.

Hatta kavgayı öven şiirlerden bile uzak dursun istiyorum.

Her çocuk çirkin kelimelerden uzakta yaşasın istiyorum.

Eğer o kelime çirkinse, çirkinin hizmetindeyse, Kürtçe söylemişin, Türkçe söylemişin çıfayda...

Hiçbir dil çirkin bir kelimeyi güzelleştiremez.

Ölüm her dilde çirkin bir kelimedir.

"Mırın" denir Kürtçe’de.

Anadolu’da konuşulan bütün dillerde karşılığı vardır.

Bunların içinde resmi olan "ölüm"dür. Türkçe’dir.

Ve ölüm kelimesi, resmi ya da gayri resmi her dilde eşit derecede çirkindir.

"Yaşam"a gelince....

Kelimelerin en şahanelerinden.

İçi açık açık ve kelimenin her manasıyla "hayat" doludur...

Ve hayat, varlığından emin olduğumuz tek şeydir...

DİL, BİR OLUŞLAR ZİNCİRİNİN SONUCUDUR

Kürtçe’de "jiyan" denir.

Yaşam, her dildeki en güzel kelimedir.

Belki bir tek rakibi vardır, o da "aşk"tır elbette.

Aşk...

Kürtçe’de "evin" denir.

Bu kelimelerin içinde resmi olan "aşk"tır; ama aşk kelimesi her dilde eşit derecede güzeldir.

Anadolu’da en az iki kişinin birbiriyle konuşup anlaştığı bir dil varsa ben onu bile öğrenmek istiyorum.

Sadece iki kişi bir dil icat etsin, ben çok merak ederim onu.

Çünkü bu iş öyle kolay değildir.

Dil yani lenguiç, çok geniş ve karmaşık bir sesler organizasyonudur.

Ve bir dilin oluşması, hiç kimsenin tasarlamasına imkán bulunmayan ve yüzyıllar boyu süren bir olaylar, oluşlar zincirinin sonucudur.

Bazı insanlar başka seslerle, bazıları başka seslerle anlaşırlar...

O sesler onların bünyelerinden, yani hayatlarının, kuşaklar boyu yaşamışlıklarının içinden süzülerek akar.

Sonuç her zaman mükemmeldir.

Çünkü bir dilin yapımında milyon, milyar insanın katkısı vardır ve bu katkı o insanlar yaşadıkça devam eder.

’ACI’NIN YANINA ’ŞİFA’ ’İNTİKAM’A ’BAĞIŞLAMA’

İşte bu yüzden bütün diller, insanoğlunun en büyük, en mucizevi eserleridirler.

Ve dil akışkan bir şey, düpedüz bir nehirdir.

Bünyesine uyan her su içine akar.

Her dilde başka dilden göçmen kelimeler vardır.

Onlar o dilin yurttaşı olurlar sonra.

Buna bazısı yozlaşma der; ama "yozlaşma" zaten çirkin bir kelimedir.

Güzel dil ya da çirkin dil diye bir şey yoktur.

Hepsi şaşılası bir kolektif çabanın ürünü, birer insan harikasıdır.

Güzel kelimeler vardır, çirkin kelimeler vardır.

Ve bunlar bütün dillere eşit sayıda yayılmıştır.

Her çirkin kelimenin yanına bir tane iyisini eş edeceğiz.

"Acı"nın yanına "şifa", "zor"un yanına "çaba", "intikam"ın yanına "bağışlama"....

"Ölüm"ün yanına "hayat"!

Sivil olan, sivil hakların geliştirilmesini isteyen bir yurttaş, silaha hiçbir zaman elini sürmemelidir.

Haklılığını sivilliğinden alan kişi sivillikten vazgeçerse haklı olmaktan da vazgeçer...

RESMİ OLANI TÜRKÇE’DİR AMA HEPSİ ÖZGÜRDÜR

Artık sivil de değildir haklı da.

Bir dilde manası çirkin olan, yani çirkin bir şeye isim veya duruma sıfat olan kelime sayısı artmışsa işte o zaman o dil, evet "yozlaşıyor" demektir.

Dil yani lenguiç, iyi kullanılmazsa tehlikeli olur.

Çünkü dil, her türlü kullanıma müsait mükemmel bir ses organizasyonudur.

İnsanları başkalaştırır.

Ama "başka"dan korkmaya gerek yoktur.

"Başka" güzel bir kelimedir.

Çünkü aslında aynı dili konuşan, konuşmayan herkes "BAŞKA"dır.

Ve başka, başkalık güzeldir.

Başkasının başkalığıyla birleşiriz ve bu birleşme bazen AŞK diye patlar.

Ve aşk nerede olursa olsun kendisi dışındaki her şeyi önemsizleştirir.

Biz kendi bahçemizdeki dillerin hepsini bilek, öğrenek, bir de üstüne İngilizce, Fransızca filan çakıp dünyanın karşısına çıkak.

Diyek ki bizim bahçede insanoğlunun şu kadar senede imal ve muhafaza ettiği diller, hazineler var!

Süryanice var, Keldanice var, daha araştırsak bulacaklarımız var...

Bunların içinde resmi olanı Türkçe’dir.

Ama hepsi Türkçe kadar özgürdür diyelim.

KÜRTÇE’Yİ CENDEREDEN TÜRKÇE KURTARACAKTIR

(Hem belki diğer dişlerini de yaptırmasına yardım edebiliriz şu tek dişli, tek taşlı medeniyetin.... "BİZ"i düzeltirsek herkesi düzeltiriz.)

Hepimizin eşit derecede duyacağı bir gururla dünyaya diyelim ki:

Bizzat Türkçe’nin kendisi diğer dillerimizin güvencesidir.

Çünkü onları özgürleştiren şeyler Türkçe yazılacaktır.

Türkçe bizim ortak dilimizdir ve ortak kimliğimizi oluşturur.

Ve Türkçe, güzel kelimeleriyle her şeyi iyileştirebilir.

Kürtçe’yi bu cendereden çıkarabilir.

Alır bu Mezopotamyalı kardeşini, önce yaralarını iyileştirir.

Onu özgürleştirir...

Kürtçe’yi, korku salan, öfke çağrıştıran bir meselenin parçası olmaktan, bu hiç hak etmediği yankısından Türkçe kurtaracaktır.

Çünkü DİL güncel bir mesele değildir.

Güncel bir kavganın konusu olması, hiç hak etmediğimiz bir trajedidir.

Ve kavga da (ki Kürtçe şer denir), trajedi de (ki ona Kürtçe’de de trajedi denir) çirkin kelimelerdir.

Elbette bütün kelimelerle ilgili kullandığım "güzel" ve "çirkin" kelimeleri tırnak içindedir.

Bazı tırnak kalın, bazısı incedir; ama hepsi tırnak içindedir.

Çünkü asıl güzel olması gereken, kelimelere yön veren mekanizmadır ve bildiğim kadarıyla ona da akıl denir.

TAKATİMİN SONUNDAYIM ELİMDE SADE KELİMELER

Akıl dilin patronudur ve hiçbir zaman ve hiçbir koşulda yetkilerini akılsızlığa, öfkeye devretmemelidir.

Bu bir mektup.

Kanamalı bir güvercinin kanadına yazıldı.

Hangi yüreğe konarsa o okusun ve bu ölümcül gidişi durdurmak için yapabileceği bir şey varsa hemen şimdi yapsın diye yazıldı.

Ölüm üzerine...

Mayın üzerine yazıldı.

Kürtçe meselesi, Türkçe meselesi üzerine bir yakarış bu.

Ben... Yani kalemden başka silah, vicdanından başka pusula tanımayan, bilmeyen ben...

Ne elimde dünyayı kurtaracak bir bilgi var, ne düşleri aydınlatacak bir lamba...

Elimde sade kelimeler...

Dizlerimin üstüne çöktüm, ağlıyorum.

Takatimin sonundayım ve durun diyebiliyorum sadece.

Yalvarırım... Durun!

Durdurun!

 

Yılmaz ERDOĞAN

Y. ERDOGAN

July 20

KALBİN AĞLASADA GÜLÜMSE İNADINA

 
Kalbin ağlasada gülümse inadına
Düşler takıp saçlarına yürü umutlara..
Düşler takıp saçlarına yürü rüzgarlara..
Kurduğun hayalleri ayazlar yıksada
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana..
 
O pembe gülyüzünü kederle soldurma
Dalda ki son yaprak gibi sarıl hep hayata..
Dalda ki son yaprak gibi sarıl hep hayata..
Kurduğun hayalleri ayazlar yıksada
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana..
 
Unutma !
Göğün asıl rengi mavidir
En kör gece bile sabahtır sonunda
Kalbin ağlasada gülümse inadına
Düşler takıp saçlarına yürü rüzgarlara..
O pembe gülyüzünü kederle soldurma
Daldaki son yaprak gibi
Sarıl hep hayata
Geçerken acılardan gülmeyi unutma
Fırtınalara direnmektir yaşamak birazda
Kurduğun hayalleri yağmurlar yıksada
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana...
Sen yeter ki hep ümit et,
Hayat döner sana...

IMG_6068
 
şarkıyı söyleyen solist: dilek yıldız
vokal:cem yıldız
söz:gülbahar uluer
müzik:cem yıldız
June 03

~~{@ Rüzgara Karşı Yürüyen AdaM @}~~


siirust

MAVI GÖZLÜ DEV, MINNACIK KADIN VE HANIMELLERI
 

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
                       bahçesinde ebruliii
                                 hanımeli
                                              açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
                          hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
                         çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
                   hanımeli
                             açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
            yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
           bahçesinde ebruliiii
                     hanımeli
                               açan eve.

Simdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
                         hanımeli
                                   açan ev.. 
  nazim_hikmet   Nazım Hikmet Ran

D. 20 Kasim 1901, Selanik ~ Ö. 3 Haziran 1963, Moskova

 
May 29

...ŞEHIR...

       
        Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.


Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
          Konstantinos Kavafis
 
250px-Cavafy1900
 
Çeviren: Cevat Çapan
May 07

Teşekkürler Hayat

 
gracias a la vida, que me ha dado tanto.
me dio dos luceros, que cuando los abro,
perfecto distingo lo negro del blanco,
y en el alto cielo su fondo estrellado,
y en las multitudes el hombre que yo amo.

gracias a la vida, que me ha dado tanto,
me ha dado el sonido y el abecedario.
con él las palabras que pienso y declaro,
"madre,", "amigo," "hermano," y los alumbrando
la ruta del alma del que estoy amando.

gracias a la vida, que me ha dado tanto.
me ha dado la marcha de mis pies cansados.
con ellos anduve ciudades y charcos,
playas y desiertos, montañas y llanos,
y la casa tuya, tu calle y tu patio.

gracias a la vida que me ha dado tanto
me dio el corazón, que agita su marco.
cuando miro el fruto del cerebro humano,
cuando miro al bueno tan lejos del malo.
cuando miro el fondo de tus ojos claros.

gracias a la vida que me ha dado tanto.
me ha dado la risa, y me ha dado el llanto.
así yo distingo dicha de quebranto,
los dos materiales que forman mi canto,
y el canto de ustedes que es el mismo canto.

y el canto de todos que es mi propio canto.
gracias a la vida que me ha dado tanto.

~~(@  ~~(@  ~~(@  ~~(@  ~~(@  ~~(@  ~~(@  ~~(@  ~~(@

teşekkürler hayat; verdiğin her şey için;
her açtığımda
siyahı beyazdan, cennetin huzmesini karanlıktan,
sevdiğim erkeği kalabalıktan çıkarıp bana sunan gözlerim için

teşekkürler hayat, verdiğin her şey için
hayatın sesi ve kelimelerim
düşüncelerim, ettiğim kelamlar,
annem, dostlarım, kardeşim ve parlayan güneş
ve aşkın izleri için

teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
duyduğum tüm sesler; gece, gündüz,
ağustos böcekleri, kanaryalar, çekiçler
motorlar, köpek bağırışları, rüzgar
ve yarin sakin fısıltıları için

teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
caddelerinde, göl kıyılarında, dağlarında
ovalarında, leb-i deryada yahut suya hasret çöllerinde
ve evlerinde yorulan adımlarım için

teşekkürler hayat, her şey için;
yıkıntılardan kendimi yeniden yaratabildiğim
ve yeniden hayata sunabildiğim için
kahkahalarım, göz yaşlarım
ve bu şarkı için

her şey için teşekkürler!!!!
 
 
Violeta Parra
May 02

CiNaYeT

 

 

Seni sevmek yerine

öldürmeyi tercih ettim.

Çünkü sendin sevgime

laik olmayan. Ben ise,

ölümüne sevdim…

 

Şimdi ise bir cinayet

için mahkum edilmeye

hazirim, senin için.

 

Ben seni kalbime gömdüm…

 

Aşkımıza delil kalan

ise sadece bu satırlar.

Kararı alabilecek

hakimi beklemekle

geçireceğim günlerimi;

 

Seni,

kalbimdeki gömmüş olduğum aşkımızı

düşünerek…

IMG_5347

SulTaN

March 21

Masum deðiliZ

 
Kan ter içinde uykularýndan uyanýyorsan eðer her gece
Yalnýzlýk sevgili gibi boylu boyunca uzanýyorsa koynuna
Olur olmaz yere ýslanýyorsa kirpiklerin artýk herþeye
Anneni daha sýk anýmsýyorsan hatta anlýyorsan

Kalbini bir mektup gibi buruþturulup fýrlatýlmýþ
Kendini kimsesiz ve erken unutulmuþ hissediyorsan
Ýçindeki çocuða sarýl
Sana insaný anlatýr

Eller günahkar
Diller günahkar
Bir çað yangýný bu
Bütün dünya günahkar

Eller günahkar
Diller günahkar
Bir çað yangýný bu
Bütün dünya günahkar

Masum deðiliz hiçbirimiz
Masum deðiliz hiçbirimiz
 
Söz: Sezen Aksu, Meral Okay
Müzik: Uzay Heparý, Sezen Aksu
 
  
 
January 15

LeyLa

 
IMG_5109
 
Leyla ela gözlü bir çöl ahusu
Saçları bahtından daha siyahtır

Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Derdini ağlarken yanan bir muma

İpek saçları elime ördüm
Ve bir kemend gibi taktım boynuma
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Leyla ela gözlü bir çöl ahusu

Saçları bahtından daha siyahtır
Bir damla inciydi kirpiklerinde
Aşkın ıstırapla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde

Bir başka güzellik ruhunun yası
Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm
Leyla ela gözlü bir çöl ahusu
Saçları bahtından daha siyahtır
 
 
{Ahmet Hamdi Tanpinar}
January 07

{{NaSiHaT}}

 

Yorulana kadar ara..

Ölümüne kadar yaşa...

IMG_4521

DünYa HaLi

 
 
Dünyanın Bir Yarısı
Öbür Yarısından
Nefret Ediyor...
Bir Yarısı,
Yiyeceğin Hepsine Sahip...
Ve Kalan Yarısı,
Boynu Bükük
Sessizce Açlık Çekiyor...
Yok Çünkü Herkez Için Yeterli Sevgi
Ve Tüm Aradığımız Dostum:
'Sempati'

...DerS...

 
 
 
Hayat Bazen
Sert Bir Öğretmendir.
Önce Sınav Verir..
Sonra Ders...
 
Mert Düşman,
Šerefsiz Dosttan Iyidir...
 
Her Örtülüye Kadın,
Her Bıyıklıya Erkek
DenmeZ...

 
December 07

{(NaSiHaT)}

 
 
Sevda Yürekte Sıkışmış Kalmış.
Sahibine Demişki:
"Beni Dile Getir!
Getirki Serpileyim,
Sevdiğimi Sarayım."
Sevdanı Dile Getir!
Dile Gelmeyen Sevda
Yüreğinde Un Olur!
 
 
(Anoniem)
 
IMG_4621
October 23

ZAP ŞİİRİ


Karanlık gecede kara sudan zap suyuna giden yol,
Dolunay azaplığında vatanımın,
Ay örgüsü saçlarına vurgun düşmüşüm,
Alın yazımıza vatan ve bayrak, şehitlik yazılmış

En güzel türküyü kurşun söyler özüme,
Ola ki Tendürek ağıdı Cudi, Havar türkülerinde,
Muhabbeti bulurum bir zaman,
Şahadetse aslanların savaşında,

Ölümsüzlük, şehitlik, bayrak hilalinde,
Can veren, kan veren yiğitler,
Yar gönlümüze düşende, çıktık dağların başına
Karanlık gecede el uzattık hilale,
Vurgun yedik seher rüzgarında,
Gurbet türküleriyle selam ettik yar diyarına,
Savaş türkülerinde kendimizi bulduk,
Vatan türküsüyle huy eyledik her zaman

Kürşat baskınlarında şahadetime destur verilirken,
Tekbir-i ilahi ki bayrağımdaki iman,
Yıldız yüceliğinde vatan olası gönül,
Neylerim, neylerim sensiz acep?

Seninle gezerim Şavşat’ı, Kars’ı,
Seninle inerim Bingöl’den Van’a,
Muş’tan el ederim Adıyaman’a,
Ben deli sevdalar yaşar uykusu geçerken,
Keleş sesinde yas tutarım,
Ölen şehitlerin ardından,

Mimarisi olduğum Anadolu’yu gezerken,
Nasibim bir kurşun olup da, düşersem toprağa,
Eğer, eğer toprak bana asmışsa bağrını,
Damla damla düşüyorsa toprağa kan,
Bayraklara sarılıyorsa tabutlar,
Analar, analar ağlıyorsa yitik erlerinin ardı sıra,
Gelinler, gelinler yas tutuyorsa yiğit erlerinin ardından
Ki Türk devleti öksüz kalacaksa eğer,

Koyuver şahin misali saldırsın İbrahim’in delilerini,
Mehmetçesine, çakal sürüsüne,

Ay gökte kaldıkça,
Ulu kocaların, ak sakalların duası
Üstüne olsun.

(Amin) 

  

                           
October 14

Bayraminiz kutlu olsun!!!

indexnll 
 
Sen gittin gideli
Ýçimde öyle bir sýzý var ki
Yalniz sen anlarsin
Sen þimdi uzakta
Cennette meleklerle
Bizi düþler aðlarsýn
 
Bugün Bayram
Erken kalkýn çocuklar
Giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kir çiçekleri
Üzmeyelim bugün annemizi
 
Sen yaz geceleri
Yýldýzlar içinden ara sýra
Bize göz kýrparsýn
Sen soðuk günlerde
Kalbimi ýsýtan en sýcak anýsýn
 
Bugün Bayram
Erken kalkin cocuklar
Giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kýr cicekleri
Üzmeyelim bugün annemizi
 
Bugün Bayram
Çabuk olun çocuklar
Bayramlarda hüzünlenir melekler
Ömür alýr bu güzel çiçekler
 
barismanco 
 
...BaRış MaNçO...
September 24

...SeviLmedeN SeVmeK VaRyA O DaHa BeTeR...

 
 Git hadi git, cigerim yaniyor...
Son gece bu, beni sevsen ne olur!?!
Kim saracak, beni kim sevecek??
Dur dokunma, yuregim aciyor!!
 
Sevme beni sevdalardan vurgunlar yedim!
Bana cok gordugun aski sen ellere ver!!
Terk edilisim ilk degil alisirim gonlum..
Sevilmeden sevmek varya o daha beter!!..
 
Hadi beni oldur,
Beni unut,
Hadi beni gom yanlizliga,
Hadi bana hepsi yalan de,
Beni birakma...
 
 
...SoneR AricA...
 
  
April 04

..,CoCuKsU,..

 
Bazen cocuk olmak geliyor insanin icinde, cocuksu olursun.. Ama hic bir zaman zamani geriye ceviremezsin.. Tekrar bir cocuk olamazsin, hersey vaktiyle guzel olur cunku..

Dolasirsin diger cocuklar gibi parklarda, cocuklugun gelir aklina, cocuksu olursun.. Sende oynarsin, kosarsin, dusersin, yaralanirsin ama bir cocuk gibi aglayamazsin, hersey vaktiyle guzel olur cunku…

Dalip gidersin eski zamanlara, bir huzun sarar seni, cocuklugun gelir aklina. Yaptigin her sey gelir aklina, cocuk olmak istersin tekrar.. Cocuksu olmayi dilersin ama hersey vaktiyle guzel!

SulTaN

Korku

 
Korkuyorum kendimden,
Kendi soru ve sorunlarimdan.
 
Korkuyorum hislerimden,
Basaramayacagimdan.
 
Korkuyorum yasamaktan,
korkulari gormekten.
 
Korkuyorum haramlardan,
Gunahlari yasamaktan.
 
Korkuyorum insanlardan,
yalanlarini yakalamaktan.
 
Bu hayattan korkuyorum,
Artik olmaktan...
 
"Geceleri hickiriklarla uykuya daldigim zamanlari ariyorum kendimce. Eski dostluklari ozluyorum, gercek dostluklari. Kucuklugumu ozluyorum, buyumussum gibi sanki. Aglamayi ozluyorum. Her hangi bir duyguyu yasamayi ozluyorum. Gulmek bile sahte artik, herseyin sahte oldugu gibi. Utanmamayi, kacmamayi, gunahlari dusunmeden yasamayi ozluyorum! Saatlerce oturup sohbet etmeyi ozluyorum. Kisacasi yasami ozluyorum. Cicek gibi kurumayi, yasamamayi, duygusuzca boyle olmayi istemiyorum artik. Artik bir artik olmayi istemiyorum..."
 
SulTaN